Öncelikle şunu söyleyeyim; bu yazıyı bir çay severden ziyade bir doğasever olarak yazıyorum.

Gerçek çayın ne olduğu ve nerden geldiğiyle ilgili çok detaylı bir yazı hazırlıyorum ama o zamana kadar  bunları belirtmemde fayda var…

Çay, Camellia Sinensis denen bir bitkinin yapraklarından üretilir ve çayın altı çeşidi vardır: Beyaz, sarı, yeşil, oolong, siyah, pu-erh. Bu altı temel çeşit de aynı bitkiden gelir, sadece farklı işlemlerden geçirildiklerinden farklı son ürünler alınır. Bunun dışında ıhlamur, adaçayı, çilek çayı vs. gibi orijini Camellia Sinensis olmayan içecekler; tisane, infüzyon (ya da bence doğru ad değil ama bitki çayı) olarak adlandırılırlar.

Resimde elimde gördüğünüz harika yeşil şeyler Camellia Sinensis’in meyveleri! Bu bitkinin bir de bembeyaz çiçekleri var.

Bu meyvelerin en büyük özelliği ise şu; içinde bulundurdukları tohumlar! Meyvelerin resimde de görülebileceği üzere top şeklinde birkaç odacığı var ve her bir odacıkta tohumlar var. Bu tohumlar daha sonra ağaç oluyorlar ve o ağacın yaprakları işlenip bize çay olarak geliyorlar. Gerçek bir çay severin bu döngünün farkında olması ve bu sebepten doğaya saygılı olması çok önemli – hatta bu bazı çay uzmanlığı etik kurallarında madde olarak bile geçer. Ben de bu döngüyü kendim devam ettirmek adına geçen sene gittiğim bir gezide topladığım meyveleri İtalya’da ekmeye kadar verdim ve resimdeki tohumları saklayıp eve götürdüm. Hava yaşadığım şehirde çok yağışlı olduğundan ve çay ağacının genellikle bol yağışlı ortamlarda yetiştiği bildiğimden, diğer faktörleri pek de göz önünde bulundurmadan büyük beklentilerle bir güzel öylece ektim ben bu tohumları…

viewer

Peki ya sonuç?

Çok uzun süre bakamadım çünkü dört ay sonra taşınmam gerekti; ama üzülerek söylüyorum ki bu süreç içerisinde tohumlarda hiçbir gelişme olmadı (toprağı eşip meraktan baktım, hala kök vermemiş halde duruyorlardı). Sonra bir gelişme olduysa ben gözlemleyemedim ama tesellim şu; doğanın kendi döngüsü var, bir yolunu bulurlar…

İleride daha bilinçli bir ekim yapmak için araştırmalarımı çoktan yaptım yine de. Bu süreçte de şunları öğrendim:

  • Camellia Sinensis, 17 metreye kadar uzayabiliyor.
  • Çiçekleri beyaz olabildiğii gibi bazen de kırmızı ve pembe de olabiliyor.
  • Çay ağacı yağı genelde kozmetik olarak kullanılırken bazı bölgelerde yemeklik yağ olarak da kullanılmaktadır.
  • Yüksek eğimli yerleri sevmesinin sebebi ise yeteri kadar suyun emilip fazlasının akıyor olması.

Bu sefer yazının sonunu da doğaya bir dilekle getiriyorum:

Bol bol tohum ve sürdürülebilir tarım diliyorum!

Ece

Edit: Tohum hakkında harika bir belgesel, burda.

Yorumunuz?

About admin