140 journos ve Gastronomika şu sorudan yola çıkarak bir belgesel hazırladı;

Türkiye, açık arayla dünyada en yüksek çay tüketimine sahip ülke. çayın bahçeden çıkıp sofraya gelene kadarki yolculuğunu ne kadar biliyoruz? İçtiğimiz çayı ne kadar tanıyoruz?

Belgeselde de yorumlarımızı göreceksiniz; bu kadar kalbimize, damağımıza nüfuz etmiş bir içecek ile ilgili özellikle teknik bilgimizin tüketici olarak yeterli olmadığını düşünüyoruz. Dünya’da kişi başı tüketimin en çok olduğu ülkede yaşıyoruz, dolayısıyla en iyi çayı içmek tabi ki hakkımız; ama Uzakdoğu’daki 5000 senelik çay kültürüne karşılık ülkemizde sadece Cumhuriyet döneminden bu yana gelişen bir kültür. Dolayısı ile çok yolu; yapılacak çok projesi, tüketicinin sorgulaması/öğrenmesi gereken çok sorusu, otoritelerin daha da desteklemesi gereken çok alanı var…

Çiftçisi, üreticisi, kooperatifiyle birlikte yer almaktan çok mutlu olduğum bir belgesel oldu bu. Söylenenlerin de yüzde 95’ine katılıyorum. Herbirimiz kendi tecrübelerimizi yıllar içinde toplayıp değerlendirmelerimizi çekimlerde en az üçer saat aktarmışızdır. Konuşacak şey gerçekten çok, umarım bundan sonra da özel çıkarlardan bağımsız tartışacak, proje çıkarılabilecek ortamlar olur. On dakika ülkede çay gerçeklerinin özeti oldu:

Çayla ilgili hazırladıkları geniş dosyaya burdan ulaşabilirsiniz: link.

İyi seyirler!

Ece.

2 yorum var

  1. Güzel çay belgeseli olmuş, Emeğinize sağlık, toplum için yapılan çalışmanın topluma uzun vadede faydası olacaktır. Bundan şüphem yok. Ayrıca, Şuanda düşünüyorum da; çay bitkisi evde işlenebilir ise fabrika yerine ve internet sayesinde ulaşım ve bilgi sağlanırsa, çay kültüründe çok büyük ilerleme olur. Ama üretim kısmını şuanda bilmiyorum yani tavsiyem gerçekci olmayabilir… Ama Avrupalı yaparsa hiç şaşırmam onlar böyle şeylerle uğraşmayı severler…

    Cevapla

Ece Erel için bir cevap yazın Cevabı iptal et

About Ece Erel